KoyuMod?

Derhal Öldürün O Cadıyı! Bölüm 1

Tüm bölümler var Derhal Öldürün O Cadıyı!
A+ A-

‘’Hadi yatağa ‘’ dedim,  kardeşimde hızla koştu ve yatağına girdi .

‘’Bugün de mi aynısı? ‘’ dedim .O büyük bir heyecanla …

‘’Evet evet “Derhal Öldürün O Cadıyı!” oku lütfen, dedi.

Masalı okumayı başladım. Sonunda kardeşimin çok sevip heyecanla dinlediği bölüme geldik .

“Derhal Öldürün O Cadıyı!” dedi Prens!

Hizmetkarlar , güçten düşmüş çaresiz cadıyı acımasızca öldürdüler.

Cadı öldükten sonra Prens ve ailesi , sanki cadı hiç var olmamış gibi mutlu bir hayat yaşadılar..

Hikaye bittikten sonra hâla uykusu gelmemiş olan kardeşime baktım. Ve her zaman olduğu gibi:

“Eee beğendin mi masalı?” diye sordum.

Bu hikayeyi defalarca ona okumuştum, buna rağmen bıkıp sıkılmadan tekrar tekrar dinlemek istemişti.

“Teşekkür ederim ablacığım, seni seviyorum.”

Ondan bu sözleri duymak için bırakın on defa okumayı , yüzlerce kez okuyabilirdim bu masalı.

Kardeşimin odasından çıkıp kendi odama gittim. Okuduğum bu masalın geleceğim olacağından habersiz, yatağıma kıvrılıp uykuya daldım.

Ertesi gün araba kazası yaptım. Bilincim yarı açık yarı kapalıydı. Acıdan gözlerimi açamıyordum. Yaşama umudumu tamamen kaybetmiş ölümün beni almasını, bu acının sonbulmasını isterken  vücudumda ki acı yavaşça kayboldu.

Gözlerimi açtığımda okuduğum hikayenin kötü cadısı olmuştum.
Tabii ki ilk başta bunu fark etmemiştim. Yabancı bir yerde olduğum için çığlığım bütün odaya sarmıştı.

Hemen telaşla ve endişe ile koşarak ayna aramaya başladım. Gözümün önündeki
aynayı fark etmediğim için ahşap odada üç tur attım.

-Oh ayna buradaymış!?

Odada kimse olmasa da utancımdan yerin dibine girecektim. Aynaya baktığımda şaşkınlıktan ağzım açık
kaldı… Çünkü çocuk romanın kötü karakteri Beatrice olmuştum. Bu ateş gibi kızıl saçlar , kar gibi beyaz bir ten ve bulut gibi masmavi gözler…. Yanılmama imkan yoktu .

Hemen koşarak salona gittim .Yakalanacağım diye korkmuyordum çünkü Beatrice yalnız yaşıyordu. İsminin anlamı tam olarak ona uyuyordu, gözlerden uzak bir yaşam ….

Aslında bunun bir sebebi vardı. Çocuk romanında yazılmamış olsa da yan yetişkin hikayesinde veriliyordu .Babası insan olduğu için kızından nefret ediyor ve onu her gün ölümüne dövüyordu.Hatta bebekken bile ona acımamıştı.

Bu yüzden Beatrice 4 yaşında evden kaçtı ama ten rengi yüzünden herkes onun bir cadı olduğunu anladı. Hem yetişkin hem de çocuklar ona şiddet uygulamaya veya onu öldürmeye çalıştı.

Bir yıl sonra neredeyse açlık ve şiddet yüzünden ölmek üzere olan Beatrice’i,  prens kurtardı .Bu yüzden Beatrice prense deliler gibi aşık oldu ve yandere bir karaktere dönüştü .

Prens, Beatrice’i kullanmak için yanına aldı ve işi bittiğinde onu öldürdü…Ama bunu çocuk romanında gösteremeyecekleri için bir yan hikaye yazdılar.

Prens iyi biri olarak gösterilmişti ama aslında iki yüzlü birisiydi yan romanda bile ana kadın karakter olan Amy’i çok seviyordu . Amy ismine layık biriydi. Çünkü güzelliği ile ünlü ve melek lakabını almış biriydi. Beatrice ise daha hiçbir şey yapmamış olmasına rağmen Şeytani Cadı lakabını almıştı.

Biranda kendimi dalmış bir şekilde buldum. Takvimi aradığımı bile unutmuştum . Etrafa bakındım ve dolapları kurcaladım .Sonunda takvimi buldum . Yıl 785’di. Beatrice 790 yılında ve yirmili yaşlarında ölmüştü .

Düşünmeye başladım . Orijinal hikayeyi bir kağıda yazmaya karar verdim bu yüzden bir kağıt almaya gittim . Yolda giderken büyü öğrenmem gerektiğini düşündüm çünkü yetişkinler için olan hikayedeysek prens hemen fark ederdi . Kağıt ve kalem aldıktan sonra Beatrice’in kitaplığına baktım .

‘’Bir bakalım…’’ birkaç kitap ismi mırıldandıktan sonra büyü kitabını buldum. İlk sayfasını açtım ve kitabı incelemeye başladım . Kitabın içini baktığımda bir sürü büyü çeşidi vardı. En kolay üç büyüyü seçtikten sonra orijinal hikayeyi yazmaya başladım.

Ortalama iki buçuk saat sonra hikayeyi yazmam bitti. Bir anda karnımın guruldamaya başladığını fark etim ve mutfağa gittim. Mutfakta yemek yapmak için malzeme yoktu. Bunun nedeni , Beatrice’in sürekli prensle yemek yemesiydi.Bu yüzden daha önce hiç yemek yapmaya gerek duymamıştı.

Beatrice , büyü gücüne çok fazla güvendiği için başka şeyler öğrenmek istememişti . Yarım saat para aradıktan sonra ‘’Sonunda buldum !? ‘’ diyerek sevinç çığlığı atım. Dışarı çıkmak için hazırlandım. Yanıma bir sepet ve minik bir çanta alarak dışarı çıktım . Çantamın içine ne olur ne olmaz diye büyü kitabını da koydum. Sonuçta pazara gitsem de her an önüme çıkabilirdi.

Kitapta, pazar meydanının iki sokak ötede olduğu yazıyordu . ‘’Öyleyse ben neden bulamıyorum ? ‘’ Kayboldum, şimdi ne yapmalıyım ?”

Biraz etrafıma bakındım . Her yeri küflü, pis kokan , korkunç bir sokaktaydım ama ondan daha korkutucu olan şey ise yerdeki açlıktan ölen çocuk cesetleriydi .
Bana altı yaşımdayken kaldığım o yetimhane anımsatmıştı .

Bir anda birinin beni çekiştirdiğini fark ettim ve arkamı döndüm. Arkamda zayıflıktan kemikleri görünen, neredeyse ölümün eşiğinde olan ve buna rağmen güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş bir kadın vardı. Ezilmiş bir gül gibiydi ne kadar ezilse de güzelliğinden bir şey kaybetmemiş…

Şaşırdım. Daha ne istediğini bile soramadan bana arkasında duran tahmini 3 yaşındaki çocuğu gösterdi. Çocuğun gün batımı gibi kızılımsı ve turuncu saçları ,bembeyaz bir teni vardı.Bir gözü siyah diğeri ise mor renkteydi. Benden kızına en azından bir yetişkin olana kadar bakmamı istedi .Aslında tam olarak şöyle söylemişti!

-Lütfen kızımı yanına al !?En azından o , benim gibi burada cesede dönüşmesin! Sana yalvarıyorum !?

Kadın bir anda yere düştü.İlk başta bayıldığını sanmıştım .

” Uyan! Böyle olamaz hayır! Uyansana !?!” Ama bağırışlarım hiçbir işe yaramadı .

Zaman kaybetmeden çantamdaki büyü kitabını çıkardım ve hemen yere ışınlanma büyüsünün çizmeye çalıştım. Elim o kadar çok titriyordu ki bir an çizemeyeceğimi zannettim ama çizmeyi başardım . Sonrasında  küçük kızı da yanıma alıp en yakın doktora ışınlandım. Acilen tedavi etmeye çalışsalar da artık çok geçti .

Kadın için evimin bahçesine mezar yapmaya karar verdim ama bundan önce küçük kızı yanıma alacaktım . Çünkü küçük kardeşime çok benziyordu. Onunda anne babası yoktu ama en azından bir ablası vardı .
Küçük kızı yalnız bırakmak istemedim .

Küçük kız bana bakıp şöyle dedi:

-Annecik nerede , yoksa uyuyor mu ?

Ne cevap vereceğimi bilemedim, boğazıma kocaman bir yumru oturdu ağlamak istedim ama küçük kızın yanında ağlarsam telaşa kapılacağını biliyordum. Sesim titriyor olsa da cevap verdim.

‘’Annecik çok güzel bir yere gezmeye gitti. Sakın endişelenme büyüdüğünce sen de onun yanına gideceksin .Ama o zamana kadar annen seni bana emanet eti o yüzden uslu durmalısın, tamam mı ? ‘’ dedim.

Küçük kız heyecanla bana sarılıp “Evet. Anna uslu duracak “dedi . Sonrasında doktor yanıma geldi.

-Getirdiğin hasta genelevden biriydi o yüzden iki kat para vereceksin beni anladın mı!?

O anda ağzının ortasına bir tane yumruk vurmak istedim ama yapamazdım çünkü Anna’ya kötü örnek olmak istemiyordum . Suratına bütün paramı fırlattım ve şöyle dedim…

-Bir genelevde çalışıyor olabilir ama karakteri bir melekten daha iyiydi! Senin ki ise beş para etmez!

Bana kızmış bir suratla baktı ama bir nebze olsun utanmadı. Aksine sanki ben yanlış bir şey yapmışım gibi dik bir şekilde bakmaya devam etti .  Anna’yı kucağıma aldım ve eve doğru yürümeye başlayacaktım ki kaybolduğumu hatırladım . Aklıma bir fikir geldi .Biraz önce yaptığım gibi yere bir büyü çemberi çizdim ve ışınlanmayı denedim . –

-Hah !? Neden işe yaramadı ?

– Hayalet abla sorun ne ?

-Hah bu hayalet de nerden çıktı şimdi …O kadar korkunç mu görünüyorum?

-Hayalet nerden çıktı Anna , abla korkunç mu ? ‘’ dedim.

-Ah hayır, abla korkunç değil. Abla’nın ten rengi bembeyaz, tıpkı hayaletler gibi ! Anna hayaletleri çok sever çünkü hayaletler çok havalı! Tıpkı abla gibi ‘’ dedi….

Devam Edecek…

Etiketler: read novel Derhal Öldürün O Cadıyı! Bölüm 1, novel Derhal Öldürün O Cadıyı! Bölüm 1, read Derhal Öldürün O Cadıyı! Bölüm 1 online, Derhal Öldürün O Cadıyı! Bölüm 1 chapter, Derhal Öldürün O Cadıyı! Bölüm 1 high quality, Derhal Öldürün O Cadıyı! Bölüm 1 light novel, ,

Yorum

Bölüm 1