Dark? Switch Mode

100 Yıllık Döngü – 002

All chapters are in 100 Yıllık Döngü (Novel)
A+ A-

 

O deliye dönüştüğüme inanamıyorum. Dahlia tarafından ele geçirilmek artık o kadar da hoş görünmüyordu. Ama kontrol edemediğim şeyler için pişmanlık duymak zaman kaybıydı. Şu anda iyi olduğum tek şey zamanın geçmesini beklemek.

 

Romanın adı, Mavi Ejderhanın varisi Julius’tu. Romanın kahramanı doğar doğmaz terk edilmiş ve altı yaşına kadar yetim olarak sokaklarda başıboş dolaşmaya bırakılmıştı. Daha sonra şans eseri güçlü bir büyü kulesinin efendisini kurtarmıştı.

 

Başlık çok çocukçaydı, hikaye de öyle. Onu okurken görülmeyi cidden istemezdim. Fakat biraz zaman öldürmek için okumaya değerdi. Bağlanmamın nedeni de buydu. Dürüst olmak gerekirse, biraz keyif aldım.

 

Romanın erkek kahramanı Julius, kuleye girdiğinde karşılaştığı ilk kişi olan Kaichen Tenebre ile arkadaş oldu. Her neyse, roman daha sonra Julius’un imparatorun uzun zamandır kayıp olan oğlu olduğunu ve düşmanlar tarafından kurulan şeytanî bir plan yüzünden kaybolduğunu ortaya çıkaracak şekilde devam eder.

 

Çok şaşırtıcı değildi. Bu tür romanlarda her zaman kahramanın gizli doğumu ve soyağacında bu klişe vardır. Yazar da muhtemelen bunu biliyordu ve sonralarda bunu “ters köşe” olarak kullanmadı.

 

Böylece, başkahraman, birçok sınav ve zorluktan sonra veliaht prens unvanına yükseldi. Beş yıl sonra, ‘Acrab’ bölgesinde aniden anormal ve yasaklı büyü tespit edildi.

 

Anormal büyü, mekânı mühürlemişti. Kimse içeri giremiyor ya da dışarı çıkamıyordu. Neredeyse her şeyden nefret eden ve roman boyunca hep sessiz kalan Kaichen bu kez ilgi gösteriyordu.

 

Doğal olarak Kaichen, Acrab’ı kurtarmak için hemen yola çıkmaya karar verdi. Julius ona katıldı ve yanında kalmasını istedi. Kaichen’i, bu fırsatı zaman büyüsü çalışmak için değerlendirmeye teşvik etti ve Kaichen buna çok memnun oldu.

 

Julius, yanına bir yardımcı ve en sağlam büyü güçlerinden birini almış oldu. Tanrım, tıpkı soylular gibi, başkalarının yaptıklarından pay çıkarıyorlar! Her şeyi yapan Kaichen’di.

 

Ayağa kalktım. Dahlia o sırada zaman büyüsünün içinde sıkışıp kalmıştı. Dahlia, Kaichen onu kurtarana kadar hiçbir şey yapamadı. Sonunda aklını kaybetti ve hayatının geri kalanını bu şekilde yaşadı. Son, Dahlia karakteri için trajikti. İçinde bulunduğum bu beden, ikinci bölümün son kısmında sonuna kavuşacaktı. Ne yazık ki, ben onun bedeninde uyandım…

 

Genellikle başka bedene geçmeyle ilgili romanlarda karakterler, romanın başında ele geçirilirlerdi. Ancak ben buraya, tam da hikayenin çoktan geliştiği bir yerde bırakıldım.

 

En kötüsü de Acrab’ın çoktan zaman büyüsünün içine hapsolmuş olmasıydı. Bir bakışta öyle görünmese bile, üç yıl çoktan geçmişti. Fakat Dahlia zaman büyüsünde üç yıl dayanamazdı…

 

Ancak bu sefer, bu bedenin sahibi benim! Delirmeyeceğim ve kurtulduktan sonra hayatımın geri kalanını rahatça yaşayacağım.

 

“Evet, çünkü Kaichen kesinlikle Acrab’ı kurtarmaya gelecek.”

 

Yumruğumu sıktım ve pencereden dışarıya baktım. Yalnızca, dışarıdaki herhangi bir şeyi görmeyi imkansız kılan, pencerenin tamamını kaplayan örümcek ağlarını görebiliyordum. Bu, bana lanetli geleceğimi hatırlattı. Çok sinir bozucuydu.

 

Kahretsin! Bu ucube evde kapana kısıldım! Bir adım geri attım ve boş şişelerden birine bastım. Geriye doğru düştüm ve başımı duvara çarptım. Çok acıdı.

 

“Ne işe yaramaz bir alkolik!” diye bağırdım. Öfke ve kızgınlık çok baskındı. Ve bağırmanın hiçbir faydası yoktu. Dahlia artık bendim. Ona bağırmak ve küfretmek hiçbir işe yaramayacaktı.

 

Başımın arkasını ovuşturarak şişeyi tekmeledim. Eğer böyle iğrenç bir şekilde muhafaza ediliyorsa, bu kadar büyük ve süslü bir eve sahip olmanın anlamı ne? İğrenç!

 

Burası ‘Acrab’, zamanın içine hapsolmuş, aynı günü tekrar tekrar yaşayan bir yer. Bu da evi bir şekilde temizlesem bile, kaç kez yaparsam yapayım eninde sonunda eski bakımsız haline döneceği anlamına geliyordu.

 

Şu anda yalnızca ben farkındaydım. Herkes ‘normal gününe’ devam ediyor olacaktı, o gün yaptıklarını gelecek her gün için tekrarlıyor olacaklardı. Bu acımasız bir büyü türüydü. Bunu bilen tek kişi Dahlia’ydı… bendim. Diğerleri bilmeden aynı günü aynı şekilde tekrar tekrar yaşıyorlardı.

 

“Kurtulana kadar becerilerimi geliştirmem daha iyi olabilir.”

 

Romanda Dahlia, Acrab’ı çevreleyen zaman büyüsünün içinde beş yıl mahsur kalmıştı. Kurtarılmasına hâlâ iki yıl vardı. Haberi duyar duymaz oraya uçan Kaichen için Acrab’da geçireceği beş yıl sadece birkaç saat olacaktı. Bu da demek oluyor ki, burada beş yıl boyunca kapana kısılmış olsam bile, dışarıda yalnızca birkaç saat geçmiş olacak.

 

“En azından beni buraya hapseden insanlar için geri dönmeliyim. Romanın akışı zaten ikinci bölümün sonunda, ama bu roman, ana karakterin gelişimi ve başarısıyla ilgili. Hikâye ne kadar gelişirse düşmanlar da o kadar güçleniyor. Hayatta kalmak için güçlü olmam gerekiyor.”

 

Sakin ve rahat bir hayat yaşamak istiyordum ama bu da güçlü olanların ayrıcalığıdır. Eğer zayıf olursam, her zaman tehlike altında olurum.

 

“Daha da kötüsü, bu romanın sadece üçüncü bölümünün ortalarına kadar okudum…”

 

Hikayedeki en önemli kötü adamın kim olduğunu ya da ana karakterin imparator olup mutlu yaşamayı başarıp başaramayacağını bile bilmiyorum. Olasılıklar sonsuzdu. Romanın sabit bir sonu yoktu. Orijinal hikayenin berbat edilip edilmeyeceği beni ilgilendirmez. Yine boşu boşuna ölmek istemiyorum. Yapmaktan hoşlandığım pek çok şey vardı ve hâlâ yapabilirim…

 

Hiçbir site ile ortak bir şey yapmıyoruz emek hırsızlarına prim vermeyin ve serilerimizi yalnızca orijinal sitemiz mangacim.com dan okuyun....

Tags: read novel 100 Yıllık Döngü – 002, novel 100 Yıllık Döngü – 002, read 100 Yıllık Döngü – 002 online, 100 Yıllık Döngü – 002 chapter, 100 Yıllık Döngü – 002 high quality, 100 Yıllık Döngü – 002 light novel, ,

Comment