Karanlık?

100 Yıllık Döngü – 009

All chapters are in 100 Yıllık Döngü (Novel)
A+ A-

 

Mickey evden dışarı çıkamıyordu çünkü zayıf bir vücudu ve her an pahalı ilaçlara ihtiyacı vardı. Dolayısıyla, Mimi’nin maaşı o kadar az olmamasına rağmen, yine de fakir bir hayat yaşamak zorundaydılar. Ve kısa bir süre önce Dahlia, Mickey’nin kendini iyi hissetmediğini duymuştu… Aslında bu durumdaki bir çocuk en fazla bir hafta dayanabilirdi.

 

Haliyle, çocuğu kurtarabilecek ilaç çok pahalıydı, bu yüzden Mimi’nin çaresizlik içinde acı çekmekten başka şansı yoktu. Mickey’nin durumunun daha da kötüleşmesinin nedeni, malikânedeki tüm hizmetçileri kovan Dahlia’ydı. Hizmetçilik görevinden kovulan ve artık işsiz olan Mimi, ilaç parasını ödeyecek parayı kazanamadı ve sonuç olarak Mickey’nin durumu hızla kötüleşti.

 

Dahlia’nın anılarına sahip değilim. Ama insanlar genellikle böyle zamanlarda bedenine geçtikleri kişinin tüm anılarını özümsemezler mi?! Lanet olsun sana Dahlia, yaptığın pisliği temizlemek için koşturup duruyordum.

 

Haksızlık gibi geliyor fakat elimden gelen bir şey yoktu. Çünkü artık Dahlia bendim.

 

Mimi tatlı ve iyi bir hizmetçiydi. Her zaman çalışkan, tutumlu ve küçük kardeşini seven bir kadındı. Dahlia da onu oldukça sevmişe benziyordu. Çünkü kovulduğunda ona cömert bir kıdem tazminatı vermişti. Tabii ki bu da restoran ve bar işleten Lars’ı dinlerken kulak misafiri olduğum bir şeydi.

 

Mimi’nin evinin önündeki kasvetli, küçük ön bahçede dolaştım.

 

“Hanımefendi…..?” Şişmiş gözlerle kapıyı açan ev sahibi, habersiz ziyaretim karşısında kesinlikle şaşırmıştı.

 

“Merhaba.”

 

Ben beceriksizce el salladıktan sonra Mimi dudaklarını büzdü ve gözyaşlarına boğuldu. Oldukça perişan bir hali vardı.

 

Zaman büyüsüne hapsolmuşken, Mimi’yi sayısız kez penceredeki çatlaklardan kardeşinin elini tutup ağlarken görmüştüm. Ve o uzun süre boyunca Mickey’i sayısız kez kurtarmayı başardım. Öyle bir noktaya gelip bu konuda ustalaştım ki, artık gözlerim kapalıyken bile onu tedavi edebiliyorum.

 

Acrab’ın kütüphanesi çok geniş ve muazzamdı. Böyle bir bilgi birikimi Acrab’da yaşayan çok sayıda usta zanaatkâr tarafından mümkün kılınmıştı. Hatta Kalhai İmparatorluğu’nun İmparatorluk Sarayı Kütüphanesi ile kıyaslanılabilir olduğu söylenir. Ve benim zaman büyüsüne hapsolduğum için fazlasıyla zamanım vardı… Acrab kütüphanesindeki tüm kitapları okumuştum.

 

“Hanımefendi, siz nasıl…”

 

Mimi hızla yüzünden düşen yaşları sildi ve kapıyı açmak için bana doğru koştu. Tabii ki, sadece belime kadar olan kapının üzerinden atlayabilirdim, ancak…

 

“Mickey’nin sağlığının kötüye gittiğini duydum.”

 

“H-Hanımefendinin buraya gelmesi…”

 

Mimi cümlesini bitiremedi. Yine de bana kızmadı. Çünkü işten çıkarıldığında ona yüklü bir tazminat vermiştim, yani muhtemelen yeni bir iş bulana dek yaşayabilecek kadar parası vardı. Ancak Mimi Mickey’i ‘yetenekli’ bir doktora emanet etmiş, tüm tazminatını ona vermiş ve tabii ki bunun bir aldatmaca olduğunu çok geç fark etmişti.

 

Bir insan köşeye sıkıştığında, fazla düşünmek zorunda kalır. Sahtekâr doktora kızmak yerine, en başta işinden kovulmasaydı daha iyi olurdu diye düşünür. Mimi, Dahlia’yı aynen böyle suçladı.

 

Fakat çok geçmeden öğrendim ki Dahlia’nın malikânedeki herkesi kovmasının nedeni vergileri, topraklarında yaşayan insanlar yerine kendisinin ödemesiymiş. Dahlia’yı suçlayan hizmetçiler ve diğer hizmetliler bunu öğrendiklerinde, eski efendilerine duydukları haksız kızgınlıktan dolayı utanç duydular.

 

Yani şimdi Mimi beni karşılamış olsa da doğru düzgün göz teması kuramıyordu. Şu anda bana kızmasa bile geçmişteki davranışları bana karşı utanç duymasına neden olmuştu.

 

Ancak elbette böylesine tek taraflı bir işten çıkarma, kızgınlığa yol açacaktır.

 

Mimi gibi insanların aklından geçenleri anlıyordum. Özellikle de cömert kıdem tazminatını kaptırdığında, suçlayacak birine ihtiyaç duyardı. Dahlia bir kumarbaz ve ayyaştı, kin duymak için yeterince iyi bir hedefti. Dahlia’nın, bir enkaz olmasına rağmen iyi yaptığı tek şey kendi topraklarında yaşayan insanlar adına vergi ödemekti.

 

“Malikânede biraz ilaç kalmıştı, ben de buraya getirdim. Belki Mickey’i kurtarabilir.”

 

Başımı eğip kolumu Mimi’nin sırtına sardım ve içeri girmesini söyledim. Yuvarlak gözleri ve hafif titreyen ağzıyla bir şeyler söylemeye çalıştı fakat ben kapıyı açtım ve Mickey’nin bulunduğu odaya girdim. Buraya kaç kez geldim sanıyorsunuz? Rehber olmadan bile Mickey’nin odasının nerede olduğunu biliyordum.

 

Mickey’nin sanki birazdan hava kaçıracak gibi solgun bir tenle sıcak nefesler verdiğini görünce gülümsedim. Bu genç çocuğu kurtarmak için sayısız başarısızlık yaşadım. Ve her seferinde, gün sıfırlandığında eski haline döneceğini bilsem de, Mickey’nin tıbbın başarısızlığı yüzünden acı çektiğini görmek kahrediciydi.

 

Neredeyse bir insan deneyi gibiydi fakat bu çocuğu kurtarmak istiyordum. Yöntemimin insancıl olup olmadığı üzerinde çok fazla duramazdım. Aksi takdirde, deliliğe doğru yolum vardı.

 

Yüz yıl boyunca kapana kısıldıktan sonra biri bana nasıl olduğumu sorsaydı, gururla ‘Delirmedim’ diyebilir miydim?

 

O dönemde hatırlamak istemediğim pek çok şey oldu; başkalarına anlatamadığım bir sürü korkunç şey yaptım.

 

Bir insanın yalnızlığı zirveye ulaştığında, hırçınlaşır. Tıpkı Mimi’nin şarlatan doktor yerine beni suçlaması gibi, benim de suçlayacak ve öfkemi kusacak bir nesneye ihtiyacımın olması makul bir düşünceydi.

 

“Hanımefendi…?”

 

Saklamak istediğim korkunç anılar yüz yıldan daha kısa bir süre önceydi ancak bana büyük bir değişim getirdiler: Artık ‘insancıl’ olmak gibi insani duygular hissetmiyordum. Sadece hissediyormuş gibi yapıyorum. Angel’a yardım etmek ya da Mickey’i kurtarmak gibi.

 

Hiçliğin karanlığından daha derinlere gömdüğüm anılar zihnimin apsesinden kaymaya başladığında, Mimi’nin çağrısı beni kendime getirdi.

 

Hiçbir site ile ortak bir şey yapmıyoruz emek hırsızlarına prim vermeyin ve serilerimizi yalnızca orijinal sitemiz mangacim.com dan okuyun....

Etiketler: read novel 100 Yıllık Döngü – 009, novel 100 Yıllık Döngü – 009, read 100 Yıllık Döngü – 009 online, 100 Yıllık Döngü – 009 bölüm, 100 Yıllık Döngü – 009 high quality, 100 Yıllık Döngü – 009 light novel, ,

Yorumlar